Acil Hat 7/24: +905010539090
TR | EN
İmplant Markalarında “yüzey” Ve “geometri” Neden Önemli?
30 Aralık 2025
M. İhsan GÜRSOY
44 görüntülenme

İmplant Markalarında “yüzey” Ve “geometri” Neden Önemli?

İmplant markaları arasındaki en kritik farklar yüzey (mikro/nano topografi, kimya, hidrofiliklik) ve geometri (koniklik, vida dişi tasarımı, bağlantı tipi) üzerinden şekillenir. Geometri, implantın yerleştirildiği anda oluşan birincil stabiliteyi ve tork profilini belirler; konik ve agresif thread tasarımları düşük yoğunluklu kemikte avantaj sağlayabilir, ancak yoğun kemikte aşırı kompresyon riski doğurabilir. Yüzey modifikasyonları, kan pıhtısı tutunması ve hücre yanıtını etkileyerek osseointegrasyon hızını destekleyebilir. Bağlantı geometrisi ve platform switching, mikrosızıntı ve marjinal kemik davranışına yansıyabilir. Doğru seçim, vaka riskleri ve takip disiplinine göre yapılmalıdır.

İmplant markalarında “yüzey” ve “geometri” farkı neden cerrahide bu kadar önemli?

İmplant markaları arasındaki farkların büyük kısmı iki yerde toplanır:

  1. Yüzey özellikleri (mikro/nano-topografi + kimya + ıslanabilirlik/hidrofiliklik)

  2. Geometri (makro tasarım: koniklik, çap, boy; mikro tasarım: diş/vida formu; ayrıca bağlantı tipi ve platform tasarımı)

Cerrahide bunlar önemlidir çünkü implantın başarısı iki kritik evreye dayanır:

  • Birincil stabilite (mekanik tutunma): İmplant yerleştirildiği anda kemiğe “mekanik olarak” ne kadar iyi tutunduğu

  • İkincil stabilite (biyolojik stabilite / osseointegrasyon): İyileşme sürecinde kemikle “biyolojik kaynaşma”nın ne kadar hızlı ve sağlam gerçekleştiği

Geometri daha çok birincil stabiliteyi, yüzey ise özellikle erken dönemde osseointegrasyonu ve stabilite kazanım hızını etkiler.

Yüzey (surface) farkı: Kemikle kaynaşmayı nasıl etkiler?

A) Pürüzlülük (roughness) ve mikro-topografi

İmplant yüzeyinin pürüzlülüğü; kan pıhtısının tutunması, protein adsorpsiyonu ve osteoblast/prekürsör hücrelerin yüzeye “tutunup çoğalması” gibi olayları etkileyebilir. Güncel literatürde işlenmiş (machined) yüzeylerden, “orta derecede pürüzlü” yüzeylere geçişin osseointegrasyonu daha öngörülebilir hale getirdiği anlatılır. (PubMed)

Klinik açıdan bunun cerrahiye yansıması şudur:

  • Aynı kemik kalitesinde, benzer cerrahiyle yerleştirseniz bile bazı yüzeyler stabiliteyi daha hızlı toparlama eğiliminde olabilir. Pürüzlülük ile stabilite arasındaki ilişkiyi inceleyen sistematik derlemeler de bu bağlantıyı tartışır. (MDPI)

B) Hidrofilik (super-hydrophilic) yüzeyler

Hidrofilik yüzeylerin teorik avantajı, ilk anda kanla temasın artması ve yara iyileşme biyolojisinin desteklenmesidir; bu da erken osseointegrasyonu hızlandırabilir. (PubMed)
Ancak RCT’leri bir araya getiren meta-analizlerde, bazı sonlanımlarda (ör. sağkalım oranı, marjinal kemik seviyesi gibi) her zaman net bir üstünlük gösterilemeyebildiği de raporlanmıştır. (PMC)

Cerrahi mesaj: Hidrofilik yüzey “mucize” değildir; ama erken iyileşme penceresinde avantaj sağlayabilecek bir mühendislik yaklaşımıdır. Karar, vaka riskleriyle birlikte düşünülmelidir.

C) Yüzey ve peri-implant hastalık ilişkisi (dürüst not)

Yüzey pürüzlülüğü arttıkça plak tutunumu/temizliği zorlaştırma potansiyeli tartışılır. Peri-implantitis gelişip tedavi edildiğinde, bazı klinik analizlerde pürüzlü/modifye yüzeylerde rekürrens ve implant kaybı riskinin daha yüksek olabileceği yönünde bulgular paylaşılmıştır (çalışmalar heterojen). 
Cerrahi ve takip açısından mesaj: Yüzey seçimi kadar, hastanın bakım kapasitesi ve düzenli kontrol de “tasarım kadar belirleyici” olabilir.

Geometri farkı: Birincil stabiliteyi ve cerrahi “hissi” nasıl değiştirir?

Makro-geometri (konik/silindirik, çap, boy, omuz tasarımı) ve diş (thread) tasarımı, implantın kemiğe ilk anda nasıl tutunduğunu doğrudan etkiler. Literatürde implant makro-geometrisinin birincil stabilitede belirleyici rol oynadığı özellikle vurgulanır. (PubMed)

A) Konik (tapered) vs silindirik (cylindrical)

Konik implantlar özellikle düşük-orta yoğunluklu kemikte bazı koşullarda daha yüksek yerleştirme torku/birincil stabilite gösterebilir; bu, hem deneysel hem klinik çalışmalarda raporlanmıştır. (PMC)
Cerrahi yansıma: Konik tasarım, doğru vakada avantajlı olabilir; ama aşırı kompresyon riskine de dikkat etmek gerekir (özellikle kortikal kemikte).

B) Vida/diş (thread) profili: pitch, depth, face angle

Thread tasarımı, implantın kemiği “kesme/kompresyon” davranışını değiştirir. Daha agresif diş profilleri düşük yoğunluklu kemikte tutunmayı artırabilir; fakat yoğun kemikte fazla kompresyon, mikro-dolaşımı olumsuz etkileyebilecek biomekanik stresler doğurabilir (bu yüzden üreticilerin cerrahi protokolleri farklıdır). Thread profilinin birincil stabilite için kritik faktörlerden olduğu biyomekanik literatürde net biçimde belirtilir. (Tandfonline)

C) Apex (uç) tasarımı ve self-tapping davranışı

Apex geometrisi (uç kesicilik, kanal yapısı) yerleştirme sırasında kemiğin “taşınmasını” ve kemik talaşı birikimini etkileyebilir. Cerrahi olarak bunun anlamı: Aynı osteotomi çapında bile implantın ilerleme direnci ve tork profili değişir.

Bağlantı geometrisi: İç bağlantı, konik (Morse taper) ve mikrosızıntı

İmplant-abutment bağlantısı geometrisi “üst yapı” gibi görünür ama biyolojik olarak önemlidir çünkü mikro-aralık ve mikrosızıntı; inflamasyon ve marjinal kemik davranışını etkileyen faktörlerdendir.

  • Bağlantı tipinin mikrobiyal sızıntıyı etkileyebildiğini gösteren karşılaştırmalı çalışmalar vardır; örneğin Morse taper bağlantıların sızıntıyı azaltabildiği raporlanmıştır. (PMC)

Cerrahi mesaj: Bu, tek başına “şu bağlantı her zaman en iyidir” demek değildir; fakat bağlantı geometrisinin biyolojik maliyeti olabileceğini hatırlatır. 

Platform switching: Marjinal kemik seviyesine etkisi neden konuşuluyor?

Platform switching (abutment’ın implant platformundan daha dar olması) konseptinin marjinal kemik kaybını azaltabileceğini bildiren meta-analizler vardır; ancak heterojenlik nedeniyle sonuçları dikkatle okumak gerekir. (MDPI)
Cerrahi-planlama mesajı: Platform switching, “tek başına kurtarıcı” değil; yumuşak doku kalınlığı, restoratif kontur, hijyen erişimi ile birlikte düşünülmesi gereken bir tasarım tercihidir.

Markalar neden farklı sonuç “hissi” verir?

Markalar, çoğu zaman şu kombinasyonlarda ayrışır:

  • Yüzey: kumlama-asitleme, anodizasyon, hidrofilik aktivasyon vb. (mikro/nano ölçek + kimya) (PubMed)

  • Makro tasarım: koniklik, omuz dizaynı, boy/çap seçenekleri

  • Thread: pitch/depth ve kesici geometri

  • Bağlantı: internal hex, conical/Morse taper vb. (mikrosızıntı/gevşeme davranışı) (PMC)

Bu yüzden aynı cerrah, farklı implant sistemlerinde farklı “tork profili”, farklı “stabilite hissi” ve farklı “iyileşme stratejisi” ile çalışır.

Pratik (bilim temelli) çıkarım: Cerrahi karar ağacında yüzey ve geometri nasıl yer alır?

  • Birincil stabilite kritikse (düşük yoğunluklu kemik, erken yükleme hedefi gibi): Makrogeometri ve thread tasarımı belirleyici olur. (PubMed)

  • Erken iyileşme penceresi önemliyse (kısa iyileşme protokolleri gibi): Yüzey modifikasyonları/hidrofiliklik potansiyel avantaj sağlayabilir, ama klinik sonlanımlarda her zaman dramatik fark beklenmemelidir. (PubMed)

  • Hijyen ve peri-implant risk yüksekse (bakım zayıf, geçmiş peri-implantitis öyküsü gibi): Yüzey pürüzlülüğü ve temizlenebilirlik boyutu daha fazla ağırlık kazanır. (Frontiers)


Paylaş

M. İhsan GÜRSOY

M. İhsan GÜRSOY

Yazar

Ara

Kategoriler

Bültene Abone Olun

En son haberler ve sağlık ipuçları için abone olun.